- Ben benim o odur Sonbahar gün batımı/Ben oyum o bendir İlkbahar akşamı
- İnsan yükselen akıntıdaysa, en iyisi en yüksek kuleyi bulup tepesine tırmanmak ve aşağıya iniliyorken de en iyisi en derin kuyunun dibine inmektir. Eğer akıntı yoksa hiçbir şey yapmamak en iyisidir. Ama eğer akıntıya karşı gidilirse, her şey kurur ve bu dünya karanlıklara gömülür. İnsan, beni terk ederek kendini bulur.
- Ölmek, su üstünde kalmanın tek çaresi
- İnsan, başkalarını aldatmadan önce kendini aldatmayı bilmeli
- Merakımızı kurcalayan şeylere karşı cesur oluruz ve insan merak ettiği zaman gerekli cesareti de bulur.
- Merak, birlikte iyi olunan ama güvenilmeyen arkadaşa benzer. Senir bir şeyler yapmaya kışkırtabilir de gerektiği zaman savuşup gider. İşte o zaman sen de devam etmek için cesaretini toplamak zorunda kalırsın.
- Çıkacaksan, en yüksek kuleyi bul ve tepesine tırman. İneceksen, en derin kuyuyu bul ve dibine in.
- Artık tek bir şey için yaşıyordum: Gerçekten hiç acı duymadığımı doğrulamak için
- Zaman zaman gerçeğin nerede olduğunu bilemiyordum artık, bana öyle geliyordu ki yaşamım bir rüyaydı ve tek gerçek ola bu anılardı.
- Bir insanın bu dünyadaki varlığı ne denli uzun sürerse sürsün, sadece içi boş bir deniz kabuğundan ibaretse eğer, buna yaşam denemez.
- Denizlerin gelgitle yükselip alçalması gibi. Kimse bunu değiştiremez. Beklemek gerektiğinde beklemeli.
- her şeyi unut...Uyuyorsun, rüya görüyorsun, sıcak çamura uzanmışsın. Hepimiz sıcak çamurdan geliyoruz ve hepimiz ona döneceğiz.
- Bayağılık, çürümüşlük, karanlık, kendi gücüyle kendi çevrimini üretir. Bir noktayı geçince, artık kimse bu süreci durduramaz. İnsan kendisini durdurmak istese bile
- İnsanlar çoğunlukla, acılarını ancak kendilerinin anlayabildiğini söylerler. Ama bu doğru mudur? Hiç sanmam. Örneğin gerçekten acı çeken birinin önünde bazen insan onun acısını kendi de duyuyormuş gibi olur. Bu karşısındakiyle eş duyumu gelme yanı, yani empati yeteneğidir.
- İnsanların başkalarına şarkı söylemelerinin nedeni, onlarda eş duyum uyandırabilme yeteneğine sahip olmak isteğidir.
- İnsanlar, yaşamın anlamı üzerine ciddi ciddi düşünmek zorundalar, bir gün öleceklerini bildikleri için hem de. İnsan sonsuza dek yaşayacak olsa, yaşamda kalmak konusunda kim ciddi ciddi düşünür? Hatta ciddi ciddi düşünme imkanı olsa bile, sonunda insan kendine, "İyi ya önümde çok zaman var. Bunu da sonra düşünürüm" demez mi?
- Ölümün varlığı ne denli diri olursa olsun, biz de o denli yoğunlukla kafa patlatıyoruz.
- Her şey başka yerden geliyor ve yine başka yere gidiyor.
- En azından tutunabileceğim bir şey vardı:kendim
- Acı geldiği zaman, bedenimden ayrıldım. İstenmeyen bir misafir geldiğinde, yan odaya geçip rahat rahat uyuymak gibi bir şeydir bu.
- Nefret, uzun kara bir gölgedir. Çok zaman nefret eden kişi bile nereden geldiğini bilemez. İki yanı keskin bir kılıca benzer.Karşınızdakine şiddetle indirirseniz, kendinizi kesersiniz.
- Eminim ki pek çok şeyin yükünü yükleneceksin. Ne seçme olanağın olacak, ne de bu şeylerin nereden geldiklerini bileceksin. Bir tarlada her yere yağan yağmur gibi.
- İyi haber alçak sesle verilir
- Kış soğuk geçiyordu, ama bazen sobayı yakmayı unuttuğum oluyordu, çünkü içimdeki soğuğu gerçek soğuktan ayırt edemiyordum.
- Gerçeğimin gelip beni yeniden bulması iyi olur
- Hava artık ses tellerini titreştirmiyordu. "Anne" sözcüğü hepten bu dünyadan silinip gitmişti sanki. Ama çocuk çok geçmeden anlayacaktı, silinip gidenin sadece sözcük olmadığını
- Bağışlayın, kendimi tanıtmakta geciktim: adım Uşikava. Önce öküz gibi uşi, sonra ırmak gibi, kava yazılıyor. Akılda tutması kolay bir ad, değil mi? Çevremdekiler bana genellikle "Uşi" derler. "Hey, Uşi!" Başka bir deyişle: "Hey öküz!" İşte bana genellikle böyle seslenirler ve ben de ister istemez, gerçekten bir öküze dönüştüğüm duygusuna kapılırım. Hatta bu hayvanlara karşı bir yakınlık bile duymaya başladım bu yüzden.
- Toplumda ya da bireysel alanda, bir olay çıkar çıkmaz her zaman şöyle diyen biri bulunur: "Böyle böyle bir şey oldu ve arkasından da, böyle bir şey geldi" ve ötekiler de "Evet, elbette, mantığa uygun" diyerek onaylarlar.
- İnsan beyni yetersizse kullanması çok yoruyor.
- İstediklerimi hayalimde ne kadar canlandırabilirsem, gerçekten o denli kaçabiliyordum.
- Hayal kurmanın bedeli yoktur. İnanılmaz güzellikte bir şeydir bu. Yaşamam için soluk almak kadar vazgeçilmez bir etkinlikti bu.
- Ne denli kaçmaya çalışsanız da, dünya, zamanı geldiğinde bulur sizi.
- Çok garip bir etki yaratıyor, biliyor musun, insanın bir parçasının, tanımadığı kişilerle birlikte "tüymesi".
- Hayaller, adet görme gibidir: gelince gelir. Kapıda karşılayıp, "Üzgünüm, şimdi işim var, sonra gelin" diyemezsin.
- İnsan, çekip gidince, çabuk davranmak en iyisi, anlıyor musunuz?
- Sahtekârların politikada şansı olmadığını söylemeyeceğim. Nice adi yükselme hırsının, görkemli başarılara ulaştığını görmüşümdür. Tersini de: yüksek bir ahlak sağlamlığı da bakarsın kimi zaman sadece olumsuz sonuçlar getirir.
- Bu ülkede bir insanın anlayışı ne denli kıtsa, ulaşabileceği iktidar derecei o denli yüksek oluyor. Beni iyi dinle, Teğmen Mamiya, sana bir şey söyleyeceğim: burada hayatta kalmanın tek çaresi vardır, o da hayal gücünün hiç çalışmaması. Hayal gücümü hiç kullanmam. Benim işim, başkalarının hayal gücünü çalıştırmaktır. Geçimimi böyle sağlarım. Şunu unutma, Mamiya: bu kampta olduğum sürece, ne zaman hayal gücünü kullanman istense, beni düşün ve kendine de ki: hayır, kesinlikle olmaz, hayal gücü bela açabilir. İşte sana verdiğim altın değerinde öğüt. Hayal gücünü başkalarına bırak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder