Bir Aşk... İki Boşanma...Bir Evlilik
Elızabeth Gılbert tarafından tamamen gerçek hikayeden kaleme alınan "Ye Dua et Evlen" adlı eser, 2010 yılında yayınlandı. Sekiz bölümden oluşan kitabın her bölüm başlığında evliliğe dair ünlü düşünürlerin sözleri yer alıyor. Bilindiği gibi Gılbert'in önceki eseri "Ye Sev Dua et", çok sayıda satış rakamına ulaşmış olup, filmi de çekilmişti. Aynı kitabın devamı olan eserde, iki boşanma mağduru olan Gılbert ve Felipe bir karar vermek zorunda kalıyor. Evliliği hiç düşünmeyen çiftin, Amerika'ya giriş yaptıkları anda Felipe'nin sınır dışı edilmesi, planlarını altüst ediyor. Gilbert, ya evlenip Felipe'yi Amerika'ya getirecek ya da onu sonsuza kadar kaybedecektir.
"Evlilik büyük bir risk olsa da, yaşanacak mutluluğa değer." cümlesiyle başlayan kitap zaman zaman sizi evlilikten soğutabilir. Çünkü kitapta evliliğin her yanı anlatılmış. Neler olur, ya böyle olursa, bunu yapamazsam... Aslında gayet gerçekçi. Kitabın ilgimi çeken başka bir yönü de Gilbert'ın, eskiden evliliğe dair bakış açılarına vermiş olması. Mesela Aziz Paul'un, "bir erkeğin bir kadına dokunması iyi değildir. Eşlerini kaybedenler başka eş aramasın. Ama bunu bastıramayacaklarsa evlenmelerine izin verilmeli çünkü evlenmeleri cehennem ateşinde yanmalarından daha iyidir" sözleri, İngiliz bir rahibin, "kokuşmuş aile görevlerinden sıyrıl", "çünkü bunların hepsinin altında hırıltı, ısırma, koparma, korkunç ikiyüzlülük ve şeytani kötülük yatmaktadır" şeklindeki kadını son derece aşağılayıcı demeçleri gerçekten bu dönemde yaşadığımız için şükredilecek cinsten.
'Bir kadının yeri mutfaktır'
Gilbert'ın Felipe ile evlenme düşüncesi "evlilik" kavramı üzerine düşünmenizi, sorgulamanızı sağlıyor. Çünkü Gilbert, annesinin, büyük annesinin ve yakınındaki insanların evlilik süreci ve sonrasını değerlendiriyor ve kendine "yapabilir miyim?" diye soruyor. Bu ihtimali hiç düşünmemiş çünkü. Felipe ve kendisinin ne kadar farklı olduklarını bilmesine rağmen artık daha fazla düşünmeye başlıyor. -İyi tarafından da kötü tarafından da- Kendisi ne kadar gezmeye, araştırmaya, okumaya meraklıysa da Felipe de tam tersi daha çok evde yaşamanın huzurunu hayatında barındıran bir insan. Yine de her erkeğin kolay kolay söyleyemeyeceği bir cümlesi var; "Bir kadının yeri mutfaktır, orada bacak bacak üstüne atıp eline aldığı bir kadeh şarabı yudumlarken kocasının yemek pişirmesini izlemelidir. İşte bu manzaradan başka zevk aldığım bir şey yoktur."
Gilbert mantıklı bir kadın. Belkide evlilikten bu denli korkması ve sorgulaması bu yüzden. İlk evliliğin hayal kırıklığı da bunun tuzu biberi olmuş. Kara sevda ya da 'aşk' denilen şeyi aynen şu şekilde açıklıyor:
'Kara sevda ve sevmek farkı'
"Kara sevda, sevmekle aynı şey değildir. O aslında aşkın her zaman borç alan ve bir işte tutunmayı beceremeyen kötü şöhretli ikinci kuzeni gibidir. Birine delicesine aşık olduğunuzda o kişiye bakmıyorsunuzdur, tamamlanmış olma hayalinizle zehirlenmiş olarak tamamen yabancı bir kişiye aktardığınız kendi yansımanıza hapsolmuşsunuzdur." Ve ekliyor bu korkusuna Goethe'nin genç bir kıza aşık olduğunda aldığı ret cevabı için söylediği unutulmaz cümleyi: Tüm dünyayı kaybettim, kendimi kaybettim...
'Ben sadece basit bir kahve cezvesi istiyorum'

Her çift ne kadar iyi anlaşsalar da anlaşılmadıkları durumlar vardır. Anlaşılamadığınız anda biraz "zeytinyağı" durumları baş göstermeye başlar -üste çıkma halleri-. Gılbert ve Felipe de tam bu noktada yaşadıkları sorunları tartışırken "senin için yapabileceğimin en iyisini sunmak için uğraşıyorum. Eğer bir planının veya önerin varsa bunu açıkça söyle. Çünkü artık bu gizemine dayanamıyorum" diyen Gilbert'a güzel bir (birlikte yaşamak adına) yanıt veriyor: Ben sadece basit bir kahve cezvesi istiyorum
"Evde olmak, seninle yerleşik ve güvenli bir hayat sürmek istiyorum. Kendimize ait bir kahve fincanımız olsun istiyorum. Her sabah aynı saatte kalkabiliyor olmak, kendi evimizde kendi kahve cezvemizle kahvaltımızı hazırlamak istiyorum."
Gilbert'tan Felipe'ye (kocasına) teşekkür...
Hayatımda tanıdığım ve şu anda kocam olan erkeğe onu ne kadar sevdiğimi söylemek ve zor zamanlarda bana göstermiş olduğu sabır ve anlayış için sonsuz teşekkür etmek istiyorum.
Benim kaldığı süre boyunca kitaplarımda yer alacağına kesin gözüyle bakıyorum. Onu zaman zaman uyarıyor olmama rağmen o sadık bir kedi gibi peşimden ayrılmadan yanımda kalmayı tercih ediyor; ben de birlikteliğimizin sonsuza kadar sürmesini diliyorum.
Kitap Görüşü:
San Francisco Chronicle:
Zekice ve mütevazı, eğlenceli, sıcak ve cömert. İşte Ye, Dua Et, Evlen'in arasındaki ses. Gilbert'in kitaplarının sonunda onu dostunuz gibi kabul ediyorsunuz. Yeniden Gilbert'la olmak bir zevk.
Künye:
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Basım Tarihi: 2010
Sayfa Sayısı: 359
Çeviren: Çiğdem Samsunlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder